(19 Ocak 2011 tarihinde www.sabah.com.tr sitesinde yayınlanmıştır)

Diyet diyenler... 

AMELİYAT ANCAK SON ÇARE OLMALI! 

Prof. Dr. Ziya Mocan / İç hastalıkları uzmanı 

Tabii ki ilk etapta diyet ve tıbbı tedavi ile yaklaşımı öneriyorum. Cerrahi yaklaşım ancak diyet, tıbbi tedavi ve cerrahi haricindeki diğer yöntemlerin denemesinden sonra gündeme gelmeli. Bu da iki yıldır! Hastanın iki yıl sabretmesi gerekir. Bazı nadir hastalar, yüzde 15’lik bu oran, diyete ve tıbbi tedaviye cevap vermeyebilir. Yapılan tüm tetkikler sonucu hormonal ve diğer sistemlerin tedavisine cevap vermeyebiliyor. Bu vakalarda cerrahi tedavi söz konusu olabilir. Bunun da uygun adaylara yapılması gerekiyor

AYDA SEKİZ KİLO 

Diyet ve tıbbi tedavi ile Vücut Kitle İndeksi 40’ın üzerinde olan vakalarda çok kısa sürede haftada ortalama iki yani ayda sekiz kilo verebilirler. Bu da sağlıklı bir şekilde verilebiliyor. Ancak doktor kontrolü altında olması gerekir. Ama sadece diyet değil tüm yöntemleri kullanmak lazım. Ameliyatla olan kilo vermelerde de bu civarda kilo kaybı olur ama onların da sıkı hekim takibine girmeleri gerekir. “Ben ameliyat oldum, artık yemiyorum, tamamdır” demekle olmuyor. Vücudun fizyolojisi bozuluyor, normal çalışmasını değiştiriyorsunuz. Mutlaka başka problemler ortaya çıkar.

MİDEYE YAPIŞIR 

Balon, kelepçe, bypass, tüp mide var... Ömür boyu kişi bunlarla yaşayamaz. İki sene sonra kelepçenin çıkarılması gerekir. Çünkü komplikasyonları çok oluyor. Bunlar mideye yapışıyor, çıkartılamıyor, mide duvarını deliyor... Bu yüzden de cerrahiyi en son çare olarak düşünmek gerekli.

Ameliyat diyenler...

SGK ANCAK CÜZİ BİR KISMINI KARŞILIYOR .

Prof. Dr. Ahmet Türkçapar / Genel cerrah 

Obezite hastalarına hiçbir hekim “Hadi buyurun, sizi ameliyat edelim” diye yaklaşmıyor. Eskiden ameliyat öncesi beş yıl diyet yaptırılıyordu. Günümüzde ise bu süre üç yıla indirildi. Dolayısıyla diyetten bu süre içinde sonuç alamayan ya da kısa vadede sonuç almış ancak verdiği kilonun daha fazlasını almış kişiler için sonuç ameliyat...

Vücut kitle indeksi 35’in altında ise ameliyat olmayıp diyet ve yaşam tarzını değiştirmeli. Ama vücut kitle endeksi 35 ve üzeri ise mutlaka ameliyat edilmeli... Devlet, obezite ameliyatlarını tanıyor ama hepsini ödemiyor. Mide by-pass ameliyatında SGK’nın ödediği para malzeme ücretlerini bile karşılamıyor. Devlet bu ameliyatların yapılması için kişinin VKİ’sinin 40 ve üzeri olması durumunda ameliyat masraflarının cüzi bir kısmını karşılar. 35’te ise ciddi bir oran olmasına rağmen ödemiyor.

OBEZİTE ESKİYSE EN İYİ YÖNTEM! 

Prof. Dr. Tayfun Karahasanoğlu / Genel cerrah 

Hastanın ne kadar süredir obez olduğu büyük önem taşıyor. Henüz 6-7 aydır obez ise, altında buna yol açan bir hastalık yoksa, öncelikle diyet ve egzersiz programını öneriyoruz. Ancak diyet ve egzersize rağmen en az bir yıldır başarısız olan kişiler, eğer VKİ’leri 40’ın üzerindeyse obezite cerrahisi için aday olarak kabul edebiliyoruz.

60 KİLO VEREN HASTAM VAR! 

Dr. Ayça Kaya Metabolizma hastalıkları uzmanı 

Obezite cerrahisi ameliyatları morbid obezite cerrahisinde kullanılan yöntemlerden biri. Her hastanın cerrahiye gitmesi doğru değil. Öncelikle neden kilo aldığını bulmak ve buna göre tedavisini uygulamak gerek. Birçok metabolik hastalık da bunu tetikleyebiliyor.

SÜRÜCÜ KURSU GİBİ... 

Ben ameliyatı tercih etmiyorum. Hastalarıma da çok fazla önermiyorum. Zaten önemli olan doğru benlenmeyi öğrenmektir, ameliyatla midenizi küçülttürmek değil. Benim doğru beslenme ile zayıflayan ve bir daha kilo almayan hastalarım var.

İki yılda 60 kilo veren hastam var, hâlâ 100 gram kilo almadı. Bu sadece irade yetersizliği ya da

oburlukla açıklanamaz. Ben onlara daha sonraki hayatlarında tartıyı nasıl kullanacaklarını da öğretiyorum. Bu sürücü kursuna gidip araba kullanmayı öğrenmeye benziyor. Ben sistemi öğrettikten sonra kilo vermeyi kendileri hallediyorlar.

ÜÇ KADINDAN İKİSİ İKİ ERKEKTEN BİRİ OBEZ 

Son yıllarda göbek çevresi ölçümüyle gündemden hiç düşmeyen şişmanlık sorunu, diyabet ve kalpdamar hastalıklarına yol açması nedeniyle de önemle vurgulanan bir öncelik olmayı sürdürüyor.

Araştırmalar erkekte bel çevresinde 102 santimetreyi, kadında ise 88 santimetreyi geçenler için tehlike sinyallerinin çaldığını söylese de, son yıllarda yapılan çalışmalar erkeklerde bu sınırı 94 santimetreye, kadınlarda ise 80 santimetreye kadar indiriyor. 

Türkiye’de erkeklerde 94, kadınlarda 80 santimetrelik bel çevresi dikkate alındığında her iki erkekten birinin, her üç kadından ikisinin şişman olduğu ortaya çıkıyor.

Bu ölçümlere göre erkeklerde şişmanlık oranı yüzde 45, kadınlarda ise yüzde 73 gibi tehlikeli oranlara ulaşıyor.

ULUSLARARASI KRİTERLER

Op.Dr. Murat Üstün / Genel cerrah 

Obezite cerrahisinin hangi hastalara uygulanabileceği tüm dünyadaki obezite cerrahlarının üye oldukları Uluslararası Obezite ve Metabolizma Cerrahisi Derneği tarafından saptanan kriterlere göre belirleniyor. Obezite cerrahisinde 18-60 yaş arasında olan, VKİ 40’ın üzerinde olanlar veya 35-40 arasında olup, buna hipertansiyon, diyabet, uyku apne sendromu ve artrit gibi hastalıkları eşlik edenler, en az bir yıl normal kilosuna kavuşmak için diyet ve egzersiz yaptığı halde bunu başaramayan kişiler aday kabul ediliyor.

HASTANIN DA ÇABASININ OLMASI ÇOK ÖNEMLİ 

Prof. Dr. Cihan Uras / Genel cerrah 

Obezite cerrahisi için başvuran hastalar; endokrinoloji, beslenme, psikiyatri, genel cerrahi, fizik tedavi uzmanı ve egzersiz danışmanı tarafından multidisipliner bir yaklaşımla değerlendiriliyor. Eğer uygun görülürse, hasta obezite cerrahisine alınıyor. Bu noktada multidisipliner yaklaşım çok önemli, çünkü hasta için en doğru olan tedavi seçimi yapılmış oluyor.

Obezite cerrahisi ideal kiloya ulaşmada ve bunun korunmasında tek başına bir değişiklik sağlayamıyor. Obezite cerrahisinin amacı, hastanın daha sağlıklı yeme alışkanlıkları kazanmasına yardımcı olmak. Hastanın da çabası olması, zayıflamanın devam etmesini doğrudan etkiliyor. Bu nedenle hastanın beslenme uzmanının önerileri doğrultusunda beslenmesi de şart.

DİYABET VE TANSİYONU İYİLEŞTİREBİLİYORUZ

Prof. Dr. İsmail Hamzaoğlu / Genel cerrah 

Günümüzde obezite tedavisi için elimizde beş yöntem var: Diyet, egzersiz, hareketsiz yaşamdan aktif yaşama geçiş, ilaç tedavisi (şu anda ilaç yok) ve operasyon... Tedavilerin sıralamasından da anlaşılacağı üzere, obezitede cerrahi yöntem son seçenek olarak yer alıyor. VKİ 40 ve üzeri olan, diyet ve egzersiz tedavisini en az bir yıl boyunca uyguladığı halde başarısız olan veya kilo kaybettiği halde tekrar tekrar kilo alarak eski kilosuna dönen hastalar obezite cerrahisine adaylar.

VKİ 35 ve üzeri olup yandaş diyabet, hipertansiyon, eklem problemleri gibi hastalıkları bulunan kişilere de obezite cerrahisini uyguluyoruz. Bu yöntem sayesinde obeziteye eşlik eden tip 2 diyabet, tansiyon ve uyku bozuklukları gibi hastalıklarda yüksek oranda iyileşme sağlanabiliyor.